İçeriğe geç

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi (TMK 644)

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi (TMK 644)

Elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, miras ortaklığında oybirliği kilitlenmesi yaratan katı elbirliği rejimini esnetip, terekeye dâhil mal veya hakkı paylı mülkiyet düzenine taşıyan özel bir yoldur. Elbirliğinde paylar belirli değildir; tasarruf topluluğa aittir. Paylı mülkiyete geçişle mirasçılar tapuda kesirli pay sahibi olur ve bireysel tasarruf yetkisi kazanır. Böylece paylaşma öncesinde dahi ekonomik işletilebilirlik ve hukuki güvenlik artar. Bu çerçeve, çalışmada m. 644’ün tarihsel gerekçesi ve kapsamıyla sistematik biçimde temellendirilir.

DMCA.com Protection Status

Dönüşüm her zaman miras ortaklığını tamamen bitirmez; terekenin tamamı yerine belirli bir mal veya hak yönünden de uygulanabilir. Kısmi dönüşüm, davanın hedefini “kritik varlıkta hareket kabiliyeti” olarak daraltır ve geri kalan tereke unsurlarında elbirliği rejimi sürebilir. Paylı rejime geçilmesi hâlinde hak sahipleri, dönüşen unsur üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir; bu sonuç özellikle tescilli taşınmazlarda infaz kolaylığı doğurur.

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi (TMK 644)
Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi (TMK 644)

[ez-toc]

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesinin Kapsamı ve Amacı

Kurumun ana amacı, miras ortaklığında yönetim–tasarruf–temsil sorunlarını yumuşatmak ve paylaşma davasına gitmeden önce tasarruf kabiliyetini artırmaktır. Bu nedenle m. 644, elbirliğine tabi mal veya hakkın mahkeme kararıyla paylı rejime çevrilmesine izin verir; böylece oybirliği gereksinimi hafifler, işlemler hızlanır. Tez, kurumun paylaşmadan önceki tasarruf sorunlarını gidermeye yönelik bir “geçiş köprüsü” kurduğunu vurgular.

Taşınmazlar bakımından dönüşüm kararının tescil karşılığı ayrı bir önem taşır. Uygulamada infazda tereddüt doğmaması için kararın hüküm fıkrasında mirasçı adları ile pay/payda oranları açıkça yazılmalıdır; yalnız veraset ilamına atıf yeterli görülmez. Bu standart, hem tescili hızlandırır hem de paylaşmanın seyri açısından duraksamaları önler.

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi Dilekçe Örneği
Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi Dilekçe Örneği

TCK 99 – Çocuk Düşürtme ve TCK 100 – Çocuk Düşürme (Madde Metinleri)

KapsamTCK 99 rızasız/izin dışı çocuk düşürtme ve yetkisiz müdahaleleri; TCK 100 ise belirli süre ve koşullarda çocuk düşürmeyi düzenler.

TCK Madde 99 – Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma (Çocuk düşürtme)

TCK Madde 99 - (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur. (6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

Not: 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 99/1’de “eşe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya boşandığı eşe” ibaresi eklenmiştir.


TCK Madde 100 – Çocuk Düşürme

TCK Madde 100- (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Sık Sorulanlar

TCK 99 neyi düzenler?

TCK 99; rızasız çocuk düşürtme, yetkisiz kişilerce yapılan müdahaleler ve gebelik süresine bağlı yaptırımları düzenler. Aşağıdaki madde metni, resmi biçimiyle yer almaktadır.

TCK 100 hangi fiili kapsar?

TCK 100, gebelik süresi on haftayı aşan durumda kadının isteyerek çocuk düşürmesi hâlindeki yaptırımı düzenler.

Bu sayfadaki metinler resmi metinle uyumlu mu?

Evet. “Kanun metni” bloklarında satır yapısı korunarak yayımlanır (white-space: pre-wrap). Güncelleme olması halinde Resmî Gazete/Mevzuat bağlantıları esas alınmalıdır.

Davasız Dönüştürme Mümkün Müdür?

Tüm mirasçıların birlikte talebi yolunda, mirasçılık belgesindeki bütün mirasçıların tapuda resmi senetle intikal ve paylı rejime geçiş beyanı yeterlidir; bu iradenin noterde tespiti yapılarak tapuya sunulması da mümkündür. Oybirliği varsa bu hat en hızlı ve ekonomik yoldur.

Tapu sicil müdürlüğüne tek mirasçının başvurusu (Kadastro Kanunu ek m. 3) ise çağrı tebligatı usulüne dayanır: Başvuru üzerine diğer mirasçılara 7201 sayılı Kanuna göre tebligat yapılır; makul sürede itiraz edilmez veya paylaşma davası açılmazsa taşınmaz paylı mülkiyete çevrilir ve tescil edilir. Tebligat masrafı yatırılmazsa işlem ilerlemez. Ayrıca 7255 sayılı Kanun ile Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/B gereği tarım arazilerinde Bakanlık izni bulunmadıkça dönüşüm yapılamaz. Son olarak paylaşma sözleşmesi (TMK m. 676/2) tüm mirasçıların adi yazılı sözleşmesiyle mümkün olmakla birlikte borçlandırıcı niteliktedir; tescil gibi tasarruf işlemi ayrıca yapılmalıdır.

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi Davasının Şartları ve Kapsamı

Dava dilekçesinde konu açık seçik gösterilmeli (terekenin tamamı/tekil mal), tüm mirasçılar usulüne uygun davet edilmelidir. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılan itiraz bulunmaması ve aynı mal hakkında paylaşma davası  açılmamış olması esastır. Paylaşma davası açılmış ve özellikle satış aşamasına gelinmiş dosyalarda, m. 644 talebinde hukuki yararın kalmadığı kabul edilir. Buna karşılık vasiyetnamenin tenfizi gibi süreçlerde doğru bekletici mesele kurgusu kurulmalı; peşin ret yerine dosyalar dengelenmelidir.

Diğer yandan bazı davalar, “bekletici gibi görünse de” dönüşüm kararına engel değildir. Örneğin tapuda mülkiyet nakline yol açmayan davalar (terekenin tespiti – gibi) m. 644’ün verilmesini engellemez; zira paylıya çevirme mülkiyet nakli doğurmaz, yalnız rejimi değiştirir. Nitekim Yargıtay, mülkiyetin nakline ilişkin davalar dahi sürüyorken m. 644 talebi hakkında olumlu karar verilebileceği görüşündedir.

Paylı Mülkiyete Dönüştürülme Davasında Taraf Ehliyeti ve Aktif Husumet

Esas itibarıyla mirasçılar TMK m. 644’e dayanarak dava açabilir; karar verildiğinde hüküm fıkrasında mirasçı adları ile pay/payda açıkça yazılmalıdır. Salt veraset ilamına veya bilirkişiye “atıf” infazda tereddüt doğurur. Tez, bu şeffaflık standardını hem öğreti hem içtihat kanadıyla doğrular.

Mirasçı olmayan üçüncü kişiler bakımından istisna, alacaklı kanalıdır: Yargıtay, İİK m. 121 uyarınca icra mahkemesinden yetki belgesi alan alacaklının bu davayı açabileceğini açıkça kabul eder. Böylece elbirliği rejimindeki payın paylı rejime geçirilmesi ve ardından paraya çevrilmesi yolu açılır. Buna karşılık miras payını devralan üçüncü kişi, elbirliği çözülmeden aynî hak kazanmaz; paylaşma tamamlanıncaya kadar ancak şahsî alacak talep edebilir.

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi Davasında Davalı, Kayyım Üçüncü Kişiler

Davalı taraf diğer mirasçılardır. Gaip veya küçük/ayırt etme gücünden yoksun mirasçı yahut Hazine menfaatinin söz konusu olduğu hâllerde kayyım tayini gündeme gelir; 3561 sayılı düzenleme uyarınca mahallin en büyük mal memuru (güncel mevzuatla ilgili il müdürü) kayyım tayin sürecinde rol alır. Kayyım davaya dahil edilmeden hüküm kurulması infazda duraksama yaratır.
Temsil kayyımı atanmışsa tapu müdürlüğü yoluyla (Kadastro K. ek m. 3) dönüşüm yapılamaz; bu senaryoda sulh hukuk mahkemesi kararı zorunludur. Taşınmaz üzerinde intifa varsa, intifa sahibinin ölümüyle hak sona erer; çıplak mülkiyet tam mülkiyete döner ve hüküm fıkrası bu yeni duruma göre kurulmalıdır. Aksi takdirde infazda tereddüt doğar.

Görev, Yetki ve Usul TMK 644

Görev: TMK m. 644/1 uyarınca karar Sulh Hukuk Hâkimince verilir; görev kamu düzenindendir ve mahkemece re’sen gözetilir. Çalışmada bu husus, yargılamanın her aşamasında incelenebilecek nitelikte bir ön mesele olarak işlenir.
Yetki: Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda HMK m. 12 gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; kural kamu düzenindendir ve mahkemece re’sen gözetilir. Dava konusu taşınmaz dışı şeylerde ise genel yetki kuralları uygulanır. Bölge adliye ve Yargıtay kararları, aynî nitelikteki m. 644 davalarında kesin yetki kuralını özellikle vurgular.

Paylı Mülkiyete Dönüşme Kararında Hüküm Fıkrası ve İnfaz

Hüküm fıkrası infazın anahtarıdır: Pay ve paydanın açıkça yazılması zorunludur; yalnız “veraset ilamına göre” ibaresi yeterli değildir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, infazda duraksama olmaması için elbirliği halindeki mülkiyetin mirasçılık belgesindeki oranlarla paylıya çevrilmesine ilişkin açık ibarelerin hükümde yer almasını arar.
Uygulamada, veraset ilamındaki oranlarla örtüşmeyen hüküm yazımı veya intifanın sona erdiğinin hesaba katılmaması bozma sebebi olur. İstanbul BAM 49. HD, pay/payda yazımındaki uyumsuzlukların tescilde sıkıntı yarattığını, “infaza elverişli hüküm” standardının ayrıntılı kurulması gerektiğini vurgulamıştır.

Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesinde Bekletici Mesele, Tarım Arazileri ve Özel Sınırlamalar

Bekletici mesele: Vasiyetnamenin tenfizi, ortaklığın giderilmesi veya mülkiyetin nakline etkisi olan süreçler varken mahkeme, çoğu kez doğru bekletme ilişkisi kurarak ilerler; peşin ret yerine dosyalar dengelenir. İstanbul BAM 49. HD, vasiyetnamenin tenfizi devam ederken m. 644 talebinin salt bu nedenle reddedilemeyeceğini belirtmiştir. Öte yandan kamulaştırma sebebiyle malik hanesi değişecekse paylıya çevirme kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Tarım arazileri: Tapu müdürlüğü kanalıyla dönüşümde Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/B uyarınca Bakanlık izni yoksa tescil yapılamaz. Bu filtre, miras yoluyla parçalanmanın önüne geçmeyi amaçlar ve başvuru dosyasına izin belgesinin eklenmesini zorunlu kılar.

TMK 644YARGITAY KARARLARI
TMK 644
YARGITAY KARARLARI

Yargıtay Kararları (TMK 644)

Pay ve Paydanın Hükümde Açıkça Gösterilmesi İnfaz İçin Zorunludur

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, TMK m. 644’e dayalı kararlarda pay/payda oranlarının hüküm fıkrasında açıkça yazılmaması hâlinde infazda duraksama doğacağını vurgular. Mirasçılık belgesine yalın atıf yeterli görülmemiş; infaz makamının tereddüde düşmeyeceği açıklıkta formülasyon istenmiştir. Bu yaklaşım, tapu tescil sürecini hızlandırır ve tenfiz hatalarını azaltır. Daire, alt derece mahkemelerinin “rapora atıf” ile yetinmesini de eleştirir. Karar, uygulamanın yazım standardını belirginleştirir. Bu içtihat, dönüşüm davasının pratik başarısını doğrudan etkiler.

Künye: Yargıtay 7. HD, 23.11.2022, 2022/4733 E., 2022/7156 K.

Mirasçılık İlamına Salt Atıf Yeterli Değildir; Açık Dönüşüm İbaresine Yer Verilmelidir

Yargıtay 7. HD, “bu tür davalarda mirasçılık belgesine atıfla yetinilmemesi; hüküm sonucunda elbirliği mülkiyetinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilmesi” gerektiğini yinelemiştir. Böylece hem infazda tereddüt önlenir, hem de tescil talimatı netleşir. Gerekçede, hüküm fıkrasının infaz talimatı olduğu ve açıklığın kamu düzeni yönü bulunduğu vurgulanır. Bu standart yazım; temyize konu hataların büyük kısmını önler.

Künye: Yargıtay 7. HD, 06.10.2022, 2022/4859 E., 2022/5880 K.

Vasiyetnamenin Tenfizi Devam Ederken M. 644 Talebi Peşinen Reddedilemez; Doğru Bekletme Kurulur

İstanbul BAM 49. HD, vasiyetnamenin tenfizi süren dosyada bekletici mesele ilişkisi kurulduğunu ve ancak elbirliğinden paylıya dönüş sağlandığında tenfizin infaz edilebilir hâle geleceğini belirtmiştir. Bu nedenle, yalnızca “başka dosya var” gerekçesiyle m. 644 talebinin reddi doğru bulunmamıştır. Karar, m. 644 ile diğer miras uyuşmazlıklarının usul ekonomisi içinde uyumlu yürütülmesi gerektiğini gösterir. Özellikle ortaklığın giderilmesi ve tenfiz dosyalarıyla koordinasyon vurgulanır.

Künye: İstanbul BAM 49. HD, 15.09.2021, 2020/987 E., 2021/1444 K.

Alacaklı, İİK 121 Yetki Belgesiyle M. 644 Davasını Açabilir

Yargıtay, mirasçı dışındaki alacaklının, İİK m. 121 uyarınca icra mahkemesinden yetki belgesi almak kaydıyla m. 644 davasını açabileceğini kabul etmiştir. Bu kanal, borçlu mirasçının elbirliği payını paylı rejime geçirip paraya çevirmeyi mümkün kılar. Böylece alacaklının korunması ile tereke düzeni dengelenir. Karar, üçüncü kişi konumundaki alacaklılara etkin bir yol sağlar ve elbirliği kilitlenmesini aşar.

Künye: Yargıtay 6. HD, 14.05.2007, 2007/1767 E., 2007/5877 K.; ayrıca Yargıtay 7. HD, 06.10.2022, 2022/4859 E., 2022/5880 K.

Kamulaştırma Nedeniyle Malik Hanesi Değişecekse Paylıya Çevirme Kararı Verilemez

BAM 15. HD, kamulaştırma davası nedeniyle malik hanesi değişecek taşınmaz yönünden m. 644 kararı verilmesini uygun görmemiştir. Zira tescil zemini değişeceğinden, öncelik kamulaştırma dosyasının sonucundadır. Bu yaklaşım, paylıya çevirmenin mülkiyet nakli doğurmadığı ilkesini korurken, pratikte infaz edilebilirlik ve tescil güvenliği ekseninde bir sıralama yapar.

Künye: Ankara BAM 15. HD, 06.05.2021, 2021/764 E., 2021/1071 K.

Kayyım ve Hazine Menfaati Varsa Kayyım Davaya Dahil Edilmeden Hüküm Kurulamaz

Yargıtay 2. HD, Hazine menfaati ve kayyım gerektiren dosyalarda, kayyımın davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olacağını belirtmiştir. 3561 sayılı düzenleme ve ilgili yönetmelik uyarınca mahallin en büyük mal memuru kayyım tayini sürecinde görevli olup, kayyımın taraf teşkili sağlanmalıdır. Bu prensip, kararın infaza elverişliliği için zorunlu görülür.

Künye: Yargıtay 2. HD, 30.12.2002, 2003/5929 E., 2003/8306 K.

Sonuç ve Avukat Desteği (Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi)

Elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMK m. 644), miras ortaklığında ekonomik rasyonaliteyi ve infaz güvenliğini artıran kilit bir kurumdur. Doğru yolun seçimi (tapu/mahkeme/sözleşme), görev–yetki rejimine uyum, kayyım–tarım arazisi gibi özel sınırlamaların baştan planlanması ve hüküm fıkrasının Yargıtay standardına uygun kurulması, uygulamadaki başarıyı belirler.

Elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMK m. 644) teknik olarak “basit bir talep” gibi görünse de; taraf teşkili, bekletici mesele yönetimi, yetki–görev ayrımı, hüküm fıkrasının infaza elverişliliği ve özellikle tapu tescil aşamalarında yapılan küçük hatalar, kararın uygulanamaz hâle gelmesine yol açabilir. Avukat desteği; mirasçılık belgesinin güncelliğinin denetlenmesi, gaip/küçük veya Hazine menfaati bulunan dosyalarda kayyım süreçlerinin zamanında işletilmesi, tarım arazilerinde 8/B izni gibi özel sınırlamaların önceden temin edilmesi ve HMK m. 12’ye göre kesin yetki analizinin yapılmasıyla riskleri en baştan azaltır. Ayrıca, “tapudan dönüşüm”, “mahkeme kararıyla dönüşüm” ve “paylaşma sözleşmesi + tescil” seçenekleri arasındaki yol–zaman–maliyet karşılaştırması profesyonel olarak kurulur.

Kaynakça – İç Bağlantılar

  1. Miras İntikali Nasıl Yapılır? 2025
  2. Miras Paylaşımı Davası (2025)
  3. Gaiplik Kararı ve Davası
  4. Ortaklığın Giderilmesi Davası

 

© 2026 My Blog — Tüm hakları saklıdır.